Günümüzde küçük dozlarda çevresel  toksinlere sürekli olarak maruz kalmak sağlığımız açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır.

Endüstriyel ve teknolojik gelişmeler yaşamımıza zenginlik ve konfor getirse de yiyeceklerimizi, içtiğimiz suları ve soluduğumuz havayı ciddi şekilde kirletmektedir. Toksinler yiyecekler yolu ile sindirilerek, solunum yolu ile ve deri yolu ile bedene girerek zaman içinde birikmektedir. Bazı toksinler endokrin sisteme, bazıları üreme sistemine (kısırlığa neden olur) zarar verir. Bazı toksinler kanserojendir, diğerleri karaciğer ve böbrekleri zayıflatır. Bedendeki biriken toksin arttıkça, yararlı besinlerin emilimi de daha az ve zor olur.

Karaciğer, başlıca detoks organıdır. Fakat diğer organlarda vücudun detoks işlevinde önemli rol oynamaktadır. Karaciğer yağda çözünen toksinleri, suda çözünen toksinler haline getirerek atılmasını sağlar. Detoks işlemi, yabancı maddelerin (zenobiyotikler) metabolize edilerek atılması ile geçekleşir.

Zenobiyotikler:

Pestisidler, dioksin, poliklorinat bifenil, işlenmiş gıdalardaki çözünmez atıklar, reçeteye yazılan ilaçlar, endüstriyel atıklar.

Ayrıca evlerde halı, sunta, yapıştırıcı ve boya gibi bulunan maddeler de toksik duman yaymakta ve biz bunları soluyarak almaktayız.

Kanser ve çevresel toksinler:

Kansere bağlı ölüm oranları  yirminci yüzyıldan itibaren düzenli olarak artmaktadır. Dünya sağlık örgütünün açıklamasına göre, 2008 yılında tüm dünyada kansere bağlı ölümler, tüm ölümlerin yüzde 13 ünü oluşturmaktadır. Amerika Ulusal Kanser Enstitüsünün 2009 yılında yaptığı açıklamaya göre, çevresel toksinler bu artışa büyük katkıda bulunmaktadır.

Detoks türleri:

Etkili bir detoks uzun dönem, sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı değişikliği gerektirmektedir. Ayak banyosu, vücut sarması ve cilt ovalama gibi dışarıdan yapılan terapiler 3. Seviye detoks sağlar. Temizleyici uygulamalar, meyve-sebze suları ise 2. Seviye detoksta etkilidir.. 1. Seviye detoks  uzun süreli sağlıklı diyet ve yaşam tarzını gerektirir. 2. Seviye detoks, hızlı kilo kaybı sağlasa da etkileri kalıcı olmayıp geçicidir. Kısa dönem ve yoğun detokslar (2. Seviye), en çok 1, seviye detoksu uygulayan kişiler (sağlıklı beselnen ve yaşam tarzı süre) için uygundur. Sağlıksız beslenen ve sağlıksız yaşam tarzı süren kişilerin bedenlerinde fazla toksin birikimi olacağından, 2. Seviye detoks ve temizleme işlemleri kişileri fizyolojik olarak yoğun stres altına sokacaktır.

Birinci Seviye Detoks:

1 seviye detoks, devam eden bir süreç olup, bedendeki tüm hücreleri içine alır. Burada başlıca amaç, detoks işleminde rol oynayan organları ( karaciğer, böbrek, bağırsaklar, kan, lenf dolaşımı ve akciğerler) güçlendiren ve destekleyen bir diyet alışkanlığını sağlamaktır. Bu besinler periyodik dönemler ile değil sürekli olarak tüketilmelidir. Güçlü ve ağır yük altında kalmamış bir detoks organı daha etkili işlev görecektir.

 Detoksun 3 aşaması:

  1. Aşamada, çeşitli enzimler, yağda çözülebilen toksinleri, suda çözülebilen toksinlere çevirir
  2. Aşamada, çeşitli enzimler, serbest radikalleri ve 1 . aşamada oluşan zararlı içerikleri etkisiz hale getirir. Ayrıca 1 aşamada tespit edilemeyen toksinler de suda çözülebilen toksinlere çevrilir.
  3. Aşamada ise taşıyıcı hücreler, 1. ve 2. Aşamada oluşan suda çözülebilen içerikleri uzaklaştırır ve yok eder.

Etkili ve sürekli bir detoks stratejisi için:

  • Toksin alımını minimuma indirmek

2-Antioksidanları artırmak, serbest radikalleri minimuma indirmek

3-Glutathione üretimini desteklemekle

4-Detoks organlarını destekleyen besinler tüketmek

5-Ağır metalleri uzaklaştıran besinler tüketmek

Comments are closed.