ASHTANGA YOGA’NIN FELSEFESİ:

Ashtanga Yoga, Vamana Rishi, adında bir bilgenin yazdığı Yoga Korunta  adlı eski yazıtlarda kayıtlı bir yoga metodudur. Bu eski yazıtlarda, gruplar halinde belirtilmiş asana serileri, vinyasa sistemi, drishti, bandhalar, mudralar ve yoga felsefesi hakkında bilgiler mevcuttur. 1900 lü yıllarda, Yoga Korunta, Rama Mohan Bramachari tarafından, Sri T. Krishnamacharya’ ya, ondan da, Pattabhi Jois’ e aktarılmıştır. Sri K.Pattabhi Jois, 1927 yılında , Krishnamacharya’ nın öğrencisi olmuş,  1948 yılında, Ashtanga Yoga Enstitü’yü kurarak Ashtanga Yoga öğretmeye başlamıştır.

Ashtanga Yoga, kelime olarak, 8 kollu ya da basamaklı yoga anlamına gelir. 8 basamaklı yoga sistemini oluşturan  Patanjali’nin  Yoga Sutra’ larında bu kollar detaylı şekilde anlatılmıştır. Patanjali’ye göre, bu sekiz basamaktan oluşan yol, kişinin kendi yüksek benliğini açığa çıkarmak için gerekli içsel arınma yoludur.

    8 kol, basamak, Patanjali tarafından şu şekilde sınıflanmıştır.

1- Yama (Ahlak kuralları)

    A:Ahimsa (zarar vermemek)

    B:Satya (dürüstlük, yalan söylememek)

    C:Asteya (hırsızlık yapmamak, kendisinin olmayanı almamak)

    D:Bramacharya (cinsel enerjiyi kontrollü kullanmak,,evlilik dışı cinsel ilişkiden kaçınmak)

    E: Aparigraha (açgözlü, hırslı olmamak)

2-.Niyama (kişisel arınma ve çalışma),

   A:Saucha (içsel ve dışsal temizlik)

   B:Santosha (memnuniyet, halinden memnun olmak)

   C:Tapas (sadelik)

   D:Svadhyaya (kişisel çalışma)

   E:Ishvara pranidhana (yaratıcıya teslimiyet)

3- Asana (duruşlar)

4- Pranayama (nefes kontrolü)

5- Pratyahara (duyuların kontolü )

6- Dhrana (odaklanma)

7- Dhyana (meditasyon)

8- Samadhi (evrenle bir olmak, aydınlanmak) olarak sınıflandırılmıştır.

       İlk 4 basamak,  diş dünya ile ilgili pratik olup, düzeltilebilmektedir, Diğer 4 basmak iç dünyamıza yöneliktir. Bu içsel pratiklerde yapılan yanlışlardan geriye dönüş mümkün olmamaktadır. Bu yüzden, doğru Ashtanga Yoga metodu izlenmeden uygulandığında, zihin için oldukça tehlikelidir. Bu yüzden Pattabhi Jois, Ashtanga Yoga metoduna, Patanjali Yoga demektedir.

         Yoganın anlamı zihinin kontrolüdür. (citta vritti nirodha). Zihinin kontrolü için, ilk 2 basamak, yama ve niyama lardır. Beden ve duyu organları zayıf ya da sağlıksız olduğunda, ilk iki basamağı uygulamak imkansızdır. Bundan dolayı kişi, önce her gün düzenli asana pratiği ile bedeni sağlıklı ve güçlü yapmalıdır. Beden ve duyu organları, dengeli ve sağlam olduğunda, zihin sakin olur ve kontrol edilebilir. Zihin kontrol edilebildiğinde ilk iki basamak uygulanabilir.Asana  (duruş) çalışmalarında ustalaşmak  pranayama (nefes çalışmaları) için de gereklidir.İlk 4 basamak iyice yerleştiğinde son 4 basamak kolaylıkla oluşmaktadır. Derslerimizde öncelikli olarak 3. basamak üzerinde çalışılmaktadır. Düzenli çalışma ve zaman ile asanalar, diğer basamaklar için bir geçiş kapısıdır. Asanaları, doğru yapabilmek için, kişi vinyasa ve tristhana metodunu uygulamalıdır

Vinyasa:  Vinyasa, nefes ve hareket sistemidir. Her hareket, bir nefes, alış ya da verişe karşılık gelir. Örneğin, Surya Namsakara A, 9 vinyasadan oluşur. İlk vinyasada, nefes alırken, kollar başın üzerine kalkıyor,  avuçlar bitişik, ikinci vinyasada, nefes verirken, öne katlanıp, eller ayakların yanına konuyor. Bu şekilde devam ediyor. Bu sistemde tüm asanalar, vinyasaların, belirli bir sayısına tahsis edilmiştir.

Vinyasanın amacı, içsel arınmadır. Nefes ile hareketin koordinasyonu, kanı ısındırır. Kalın kan, vücutta hastalıklara neden olur. Yoga pratiği ile oluşan ısı kanı temizler ve inceltir. Bu şekilde kan özgürce dolaşır. Asana pratiği sırasında nefes ile hareketin koordinasyonu,  kanın eklemlerde  özgürce dolaşmasını sağlar ve ağrıları giderir. Dolaşım olmayan bölgede ağrı oluşur. Isınan kan ayrıca iç organlara giderek, organları toksinlerden ve hastalıklardan arındırır. Vinyasa sisteminin yarattığı ısı ile oluşan terleme sayesinde ise, kirli maddeler ve toksinler bedenden dışarıya atılır.

Terleme, vinyasa sisteminin önemli bir ürünüdür. Sadece terleme ile hastalıklar bedeni terk eder ve arınma oluşur. Bedenin arınma sürecini, altının saflaştırılmasına benzetebiliriz. Altını ısı ile eriterek, saflaştırma işleminde, kirler altın kaynadıkça önce yüzeye çıkar ve sonrasında yok olur. Yogada ısınan kan, toksinleri önce yüzeye çıkartır, sonrasında bu toksinler  terleme ile dışarıya atılır.  Vinyasa sistemi uygulandığında, vücut, sağlıklı, güçlü ve altın gibi saf olur.

Beden arındığında, sinir sisteminin arınması mümkün olur. Ardından duyu organları aranır.  Bu ilk basamaklar oldukça zordur ve uzun yıllar pratik gerektirir. Duyu organları daima  dışarıya yönelmeye ve beden ise tembelliğe eğimlidir. Azimli ve uzun süreli pratikle bu eğilimleri kontrol altına almak mümkündür.  Bu basamaklar başarıldığında zihin kendiliğinden kontrol altına alınır. Vinyasa bunun için gerekli temeli inşa eder.  

       Trishtana:  Trsithana,  Duruş, nefes sistemi ve bakış noktalarından oluşan üçlü sistemin adıdır.  Yoga pratiğinde tüm dikkat ve hareketler, bu üçlünün üzerine inşa edilmelidir. Yoga pratiği açısından bu üçlü çok önemlidir ve arınmanın üç aşamasını birden kapsar: beden, sinir sistemi ve zihin. Bu üçlü daima bir arada uygulanmalıdır.

      Duruş ( Asana) : Bedeni, güçlendiren, arındıran   metoda asana denir.   Ashtanga Yoga’ da asanalar  6 seri içinde gruplaşır. BirinciSeri (Yoga Chikitsa), bedeni toksinlerden arındırır ve hizasını düzenler. İkinci Seri (Nadi Shodhana) , nadi denen enerji kanallarını temizleyip, açarak, sinir sistemini arındırır. İleri düzey seriler, A,B,C ve D (Sthira Bhaga), güçlendrici çalışmalar olup, yüksek düzeyde esneklik gerektirir. Bir seride ustalaşmadan, bir sonraki seriye geçilmez. Seri içinde asanaların sırası da özenle takip edilmelidir. Her duruş, bir sonraki duruş için hazırlayıcı niteliktedir. Asana pratiği ile birlikte, yama ve niyamalarda çalışılmalıdır. Yama ve niyamalar uygulanmadan yapılan asana pratiğinin, spritüel faydası fazla olmaz.

       Nefes:  Bedenin içsel arınması için  iki faktör gereklidir.Ateş ve hava. İçsel ateş, vücutta, göbeğin dört parmak altında bulunur. Burası yaşam gücümüzün ikamet ettiği yerdir. Bu ateşin yanması için hava gereklidir. Bu hava nefes ile sağlanır.

Nefes puraka ( nefes alma) ve rechaka (nefes verme) den oluşur. Nefes alma ve verme,  tam, kesintisiz, sakin olmalı, nefes alma ve verme uzunluğu da aynı olmalıdır.  Uzun, ritmik, eşit nefesler içsel ateşi güçlendirir. Bedenin artan ısısı kanın ısısını  artırarak fiziksel arınmayı sağlar

 Bu şekilde nefes alıp verme, aynı zamanda içsel ateşi artırdığı için sinir sistemini de güçlendirir ve arındırır. İçsel ateş güçlendiğinde,  sindirim sistemi  ve genel sağlık güçlenir ve yaşam uzar. Düzensiz nefes alıp vermek ya da sığı, hızlı nefesler, kalp atışının dengesini,  fiziksel beden ve otonom sinir sisteminin çalışmasını bozar.

  Enerji kilitleri: Bandhalar Ashtanga, nefes sisteminin ana unsurlarıdır. Bandha, kilit anlamına gelir. Bandhaların amacı, pranik enerjiyi  beden içinde tutarak, enerjetik bedende bulunan ve sayıları 72000 civarında olan nadilere (enerji kanallarına) yönlendirmektir. Mula bandha, anal kilit, uddiyana bandha, alt karın kilididir. Her iki bandha yaşam enerjisini beden içinde tutar,  bedenin hafif, güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar. Mula bandha, omuganın tabanında bulunur, pranayı  bedenin içine hapseder. Uddiyana bandha ise bu pranayı yukarıya, nadilere yönlendirir. Jalandhara bandha , boğaz kilididir. Çoğu asanalarda, drişti uygularken ya da başın pozisyonu itibari ile kendiliğinden aktive olur. Pranik enerjinin, yukarıya, başın içine kaçmasını önler. Bu şekilde nefes tutma esnasında, kafa içi basıncın artması önlenmiş olur. Bandha kontrolü olmadan, nefes doğru olmaz ve asanalar fayda sağlamaz.

Bakış noktaları: Drişthi, asanalar esnasında, bakışların odaklandığı noktalardır.  Burun, kaşların arası, göbek, baş parmak, eller,ayaklar, yukarı, sol ve sağ olmak üzere 9 adettir. Dristhi zihni, arındırır ve fonksiyonlarını güçlendirir. Asana pratiği sırasında, zihin, sadece nefes alıp vermeye ve dristhi ye odaklandığında,  derin odaklanma oluşur.

Pranayama pratiğine asanalarda iyice ustalaşıldıktan sonra başlanılır. Pranayama, pratiği,  puraka (nefes alma), rechaka (nefes verme), kumbhaka (nefesi tutma)dan oluşur . Bu kriyalar, ancak üç bandha (enerji kilidi) ile birlikte, kurallarına uyum göstererek yapıldığında, pranayama olarak isimlendirilir. Bu üç bandha, mula, uddiyana ve jalandhara bandhadır. Bu bandhalar, asana pratiğinde de uygulanmalıdır. ‘’ Mula bandha mükemmel olduğunda, zihin kontrolü kendiliğinden gerçekleşir’’

       Doğru vinyasa ve tristhana metodu ile, uzun yıllar yapılan asana pratiği sonucunda, zihin berraklaşır, vücut dayanıklılığı artar ve sinir sistemi arınır. Bu aşamadan sonra kişi pranayama pratiğine hazır hale gelmiş olur. Pranayama pratiğinde zihin tek bir noktaya sabitlenir ve nefesin hareketini izler. Pranayama, son dört basamaktaki içsel, manevi  arınma pratikleri için temel oluşturur.

  Dört içsel, manevi arınma pratikleri, pratyahara, dharana, dhyana ve samadhi ile zihni kontrol altına alınır. Arınma tamamlanıp, zihin kontrol altına alındığında ise kalbi  saran 6 zehir yok olur.

6 Manevi zehir:

   Patabhi Jois’in öğrettiği içsel arınma, spritüel kalbimizi saran, zehirleri temizler. Shastralarda, tanrının, insanların kalbinde, saf ışık formunda bulunduğuna dair bir inanış vardır. Manevi kalbimizi, yani gönlümüzü çevreleyen 6 zehir bu saf ışığı örtmektedir. Bu zehirler, kama (şehvet) , krodha (öfke), moha (kuruntu,vesvese), lobha (hırs), matsarya (tembellik), mada (kıskançlık), kalbimizdeki saf ışığı örter. Uzun süre, sebatla ve adanmışlık ile yapılan pratik ile oluşan içsel ısı  bu zehirleri yakarak yok eder  ve kalpteki saf ışık parıldamaya başlar.

 

 

 

academic paper writing services